Pervin Behmeni Şeşbuluk'a Ziyaret
27 Mayıs 2017 Cumartesi Saat 23:21
Pervin Behmeni e Şeşbuluk İran'daki Kaşkayların folklorü üzerinde çalışmalar yapmış çok kıymetli bir sanatkar. Biz de bir vesileyle kendisini ziyaret ettik.



Soğuk bir Tahran akşamında şehrin güneyinden kuzeyine doğru gidecektik. Dostlarım Kaşkay Türklerinden Emin Cihangirî ve kardeşi Avukat Sara Cihangiri ile Pervin Hanım'ı ziyarete gideceğiz. Dostlarım ile İnkılap metrosu önünde buluşacaktık. Tahran trafiği zamanımınızı epey alacağı ve arabayla şehrin diğer ucuna gideceğimiz için yolu kısaltmak için metroyu kullanacaktım.

Rah-ı Ahen civarından (Tahran'ın güneyi, Tebriz ve Meşhed'e giden tren istasyonları buradan kalkıyor. (İstanbul Haydarpaşa garı gibi diyeceğim ama Tahran'da deniz yok. Ankara tren garı gibi bir şey.) metroya binip çar-rah-ı veli-asr (Veliasr dört yolu) metrosundan ineceğim ve oradan İnkılap metrosuna binecektim. Bütün bu anlattıklarım, aslında on beş dakika metro mesafesini ifade etmek içindir. Ama hususi araba gelip bizi Rah-ı Ahen'den almaya kalksa kırk beş dakika ya da bir saat gecikeceğimizi söyleyebiliriz.

İnkilap meydanında dostlarım beni aldıydılar. Yarım saatlik yolculuktan sonra Pervin Behmeni Hanım'ın evine varmıştık. Evde Pervin Behmeni Hanım'ın İtalya'da kalan sinemacı oğlu Aşkan Şeşbuluk da gelmiş ve bizi bekliyordu. Pervin Behmeni Hanım'ın diğer oğlu annesi gibi musikişinas biri, onunla sonradan tanışacaktım. Pervin Hanım, bir yıl kadardır ağır bir hastalığa yakalanmış yavaş yavaş iyileşiyordu. Bizleri sıcak samimi bir tavırla kaşıladıydı. Elini öpmüş ve, yerimize geçmiştik. Çay ve diğer ikramlardan sonra Emin ve Sara Hanım bazen İstanbul Türkçesi bazen Kaşkay Türkçesi bazen de Farsça ile diyaloglarımızı anlatıyorlardı. (İran'da Azeri Türkçesi Türkçe olarak kabul ediliyor. Türkiye Türkçesi de İstanbulî Türkî olarak adlandırılıyor.) Biz burada Pervin Behmeni Hanımın ismiyle hitap ettik ama onların kültüründe hanımlara aile ismiyle yani soyadlarıyla hitap etmek gerekiyormuş. İnşallah kusurumuzu hoş görmüşlerdir.

Kaşkayların lalası diye anılıyor Pervin Behmeni Hanım. Evet kendisi bir ilkokul öğretmeni olarak Kaşkayların ve Şahsevenlerin yoğun olarak yaşadığı (Şahsevenler de Kaşkay Türklerinden olsa gerek.) Fars eyaleti ve başkenti Şiraz dolaylarında vazife yaptı, yaşadı. Emekli olana dek köy köy kasaba kasaba Kaşkayların müziklerini, folklorunu ve diğer kültürel öğelerini incelemiş ve bu incelemelerini kısmen de olsa yayımlamıştı. Kaşkayların türkülerini, manilerini, ninnilerini ilmek lmek yüreğine ve defterine yazıyordu. Zaten kendisi bir halk ozanı ve musikişinas olarak da icrasını yapıyordu. Pervin Behmeni Hanım Kaşkaylar için yaşayan ve yürüyen bir müzik ansiklopedisi desek yeridir.

Türkiye'den de herhangi bir folklor araştırmacısı İran Türkleri hakkında bir araştırma yaptığı zaman hemen Pervin Behmeni Hanımı bulur ve onunla söyleşiler yaparmış. Onun anlatımlarının geçerlilik derecesi vardır. Çünkü o yıllarını verdiği Şiraz köylerindeki Kaşkay aşiretlerini bir bir adlarıyla bilir. Hangi aile hangi aşirete bağlıdır. Bu köye nereden ve ne zaman gelmiştir. Orada söylenen türküler, ninniler, maniler nelerdir? Bütün bunlar eğer Pervin Behmeni hanımefendinin yanındaysanız bir kitaba veyahutta başka bir şeye müracaat etmenize gerek yok. Ona söylerseniz kendisi mufassal bir şekilde size anlatır. Hem de yaşayarak....

Türkiye'de Pervin Behmeni hanımefendi'yi tanıyanlar arasında kıymetli bilim ve kültür insanı Prof. Dr. Ali Kafkasyalı başta geliyor. Kafkasyalı, İran'a gittiğinde muhakkak Pervin Hanıma uğrar. Çalışmalarını Pervin hanıma sorarak yapar. Yine Ali Kafkasyalı Hoca, geçtiğimiz yıllarda Beşinci Türk Dünyası Aşıklar Şölenini “Pervin Behmeni Hanımefendi Adına” icra etmiştir.



Bu yazının devamı için tıklayın...

http://www.milatgazetesi.com/sanat-bir-ahlak-araci-olabilir-mi-makale-114351