Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Eğitim
Rübai ve Özellikleri
16 Nisan 2013 Salı Saat 13:57
RUBAİ Ol şuh nazîr-i mâh imiş neyleyim Halka hedef-i nigâh imiş neyleyim Fethetmeyicek hazâin-i ihsanın Âlemlere pâdişâh imiş neyleyim Nâbî





RUBAİ



Ol şuh nazîr-i mâh imiş neyleyim



Halka hedef-i nigâh imiş neyleyim



Fethetmeyicek hazâin-i ihsanın



Âlemlere pâdişâh imiş neyleyim



Nabî



Türk Büyükleri Dizisi



hzl.: Abdülkadir KARAHAN



 



Günümüz Türkçesiyle



O güzel, ay gibiymiş , neyleyim



Halk bütün gözlerini ona dikmiş, ne yapalım



İhsan hazinelerini açmayacak olduktan sonra



Âlemlere padişah imiş, neyleyim.



 



1. Yukarıda okuduğunuz şiiri, ahenk unsurları yönünden inceleyiniz.
Tespitlerinizi aşağıya yazınız.



 



Ses akışı (aliterasyon, asonans): Ses akışı sağlayan sözcükler vardır.
Dörtlükte n, m sesleri aliterasyon olarak kullanılır.



Söyleyiş özelliği : Ahenkli bir söyleyişe sahiptir. Özellikle kafiye ve
iç seslerdeki sözcükler bu şiire söyleyiş güzelliği katmıştır.



Ritim (açık ve kapalı hecelerin söylenişi): Aruz ölçüsü ile
yazıldığı seslerin açık kapalı oluşu önemlidir.” nazîr-i mâh, hedef-i nigâh,
hazâin-i ihsanın, pâdişâh “ gibi sözcüklerde açık ve kapalı heceler
bulunmaktadır. Bu şekliyle de aruzun tutması ve uygulanması için önemlidir.



Ses benzerlikleri (kafiye): Kafiyeli yazılmıştır. Dörtlükte 1,2 ve
4. dizeler arasında kafiye vardır. “mah, nigah ve padişah sözcüklerinin sonunda
–ah sesi “ tam kafiye olarak kullanılır. Aynı zamanda imiş neyleyim sözcükleri
de rediftir.



 



2. Okuduğunuz şiirde ses ve anlam yönünden kendi içinde bütünlük oluşturan
birimin adını söyleyiniz.



2. Dörtlüktür.



 



 



3. a. Rubai nazım şekli hakkında edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınıza
aktarınız.



a. RÜBAİ



Rubai, kendine özgü bir ölçüsü olan, 4 dizelik ( mısralık ) bir nazım
biçimidir. Rubailerde birinci, ikinci, dördüncü dizeler uyaklı, üçüncü dize ise
serbesttir. İki beyitlik kıtalar biçiminde yazılmış rubailer de vardır. Her
dizesi birbiriyle uyaklı rubailere “rubai-i musarra” ya da “terane” adı
verilir.



Rubainin her dizesi ayrı bir ölçüde olabildiği gibi, dört dizesi de aynı
ölçüde olabilir. Rubailer genellikle mahlassız şiirlerdir. Ve divan şairlerinin
divanlarının sonunda rubaiyyat başlığı altında sıralanırlar. Bu türün
tartışmasız en büyük şairi Ömer Hayyam’dır.



Türk edebiyatında Mevlânâ’nın Farsça yazdığı felsefi rubailer bu türün
hızla yayılmasına neden oldu. Kara Fazlî, Fuzuli 16. yüzyılda bu türün en usta
örneklerini verdiler. Divan edebiyatı’nda 17. yüzyıl rubainin altın çağı oldu.
Azmizade Haletî, yazdığı bin kadar rubai ile “en büyük Osmanlı rubai şairi”
olarak tanındı. Cumhuriyet döneminin en büyük rubai ustası ise Yahya Kemal
Beyatlı’dır. Arif Nihat Asya ise rubailerini “Rubaiyyat-ı Arif ” adlı eserinde
toplamıştır.



 



b. Okuduğunuz şiirin yapı özelliklerini incelemek için aşağıdaki soruları
cevaplayınız (Bu inceleme için 9. sınıf II. ünite “Şiir İnceleme, Şiirde Yapı”
bölümünde öğrendiğiniz bilgilerinizden yararlanınız.).



 



Nazım birimi ve sayısı : Dörtlük



Uyak düzeni: aaba şeklinde oluşur.



 



Okuduğunuz şiirin, rubainin (kuralları önceden belirlenmiş nazım şeklinin)
özellikleriyle benzerlik gösterip göstermediğini belirtiniz.



Okuduğumuz bu şiir rubainin bütün özelliklerini gösterir.



 



4. a. Okuduğunuz şiirin temasını aşağıya yazınız.



a. Tema :Sevgilinin vefasızlığı



 



• Şiirin temasının, birimlerin ortak paydası olup olmadığını belirtiniz.



Ortak bir paydada buluşmuşlardır.



 



b. XVII. yüzyıl şairi Nabî’ye ait rubainin teması, söylenişi (coşku,
söyleyiş özelliği) ve o yüzyılda Osmanlı Devleti’nin yapısı arasında nasıl bir
bağ olduğunu açıklayınız.



b. Osmanlı yapısıyla ilgisi vardır. Osmanlı için her ne kadar duraklama
devrine girdiyse de siyasi, sosyal ve ekonomik yapı duraklama dönemine
girdiğinin farkına çok sonraları varmıştır. Osmanlıda sistem bozulsa da kendine
olan güveninden vazgeçmezler. Şairler güçlü ve etkili şiir yazdığını düşünecek
kadar özgüvenleri vardır.



 



5. Rubaide üçüncü dizede “fethetmek” kelime grubunun gerçek anlamında
kullanılıp kullanılmadığını belirtiniz. Bu sanatın adını söyleyiniz.



5. Fethetmek kelime anlamı açmak olarak kullanılmıştır. Fethetmek kelimesi
hem gerçek anlamıyla hem de mecazi anlamıyla kullanıldığı için kinaye vardır.



 



6. a. Aşağıdaki bilgiyi okuyunuz.



Sultan (Padişah): Divan şiirinde şeh, şehriyar, sultan, server, hüsrev,
hân, hakan vb. adlarla anılan padişah özellikle medhiyelerde gerçek kişiliğiyle
de anılır. Ancak gazellerde padişahtan bahsedildiği zaman çoğunlukla sevgili
kastedilmektedir. Bu durumda sevgili denen padişahın kulları, ordusu, ülkesi,
taç ve tahtı vb. vardır. Padişahın özelliği adalettir. Âşık sevgiliden bunu
ister.



 



b. “Sultan (Padişah)” imgesinin rubaide yer aldığı dizeyi bulunuz. İmgenin,
şiirde nasıl kullanıldığını açıklayınız. Buradaki söz sanatını belirtiniz.



b. Dördüncü dizede kullanılmıştır. Benzetmenin dört unsurundan biri
kullanıldığı için istiare yapılmıştır.



 



c. Okuduğunuz rubaide, hangi imgelerin bulunduğunu belirtiniz. Bu imgelerle
ilgili bilgi vererek bunların şiirde nasıl kullanıldıklarını açıklayınız.



c. Sevgili aya benzetilmiş, ay imgesi kullanılmıştır. Bunun yanında
sevgili, padişaha da benzetilmiştir.



 



ç. Okuduğunuz şiirde en ilginç bulduğunuz imgeyi belirtiniz. Bu imgenin
hayalinizde neleri canlandırdığını açıklayınız. Bu imgelerle söz sanatlarının
işlevini belirtiniz.



ç. Cevabı size kalmış.



 



7. a. Rubaide geçen “şûh, nazir, mâh, nigâh, hazâin” gibi Arapça ve Farsça
kelimelerin şair tarafından niçin kullanıldığını tartışınız. Sonucu kısaca
belirtiniz.



a. Birincisi şairlerimiz aruzla yazıkları için aruzda önemli olan seslerin
açık ve kapalı olmasıdır. Türkçedeki seslerde açık ve kapalı ünlü durumları
yoktur. Yani â, û, î gibi sesler yoktur. Bu aruz ölçüsünü ve ses değerini
tutturmak için önemlidir. İkincisi ise bizim divan şairlerimiz Arap ve İran
edebiyatından etkilenirken o şiirin estetik yapısı ve imge dünyasını
değiştirmeden almışlardır.



 



b. Şiirde kullanılan imgeler, söz sanatları ve nazım şeklinin
özelliklerinden hareketle rubainin, ait olduğu kültürle (gelenekle) ve toplumla
ilişkisini açıklayınız.



b. Kullanılan dil, imgeler(mazmunlar), söz sanatları, nazım şekilleri Arapça
ve Farsçadan geçmiştir. Geldiği kültür ve toplum arasında sıkı bir ilişki
vardır. Çünkü Osmanlı toplumunda da sanat anlayışı olarak 13. Yüzyıldan beri
bir etkileşim görülmektedir. Bizim şairlerimiz de bunları hiç değişmeden olduğu
gibi ama zaman içerisinde de geliştirerek kullanmıştır.



 



c. Şiirin okuyucu kitlesini belirtiniz.



c. Divan şiirinin hedef kitlesi yüksek zümre diye bilinen okumuş ve medrese
eğitimi görmüş kimselerdir.



 



8. Aşağıdaki soruları okuduğunuz rubaiye göre cevaplayınız.



a. Rubainin teması evrensel midir? Neden?



a. Evrenseldir ve bu tema her dönemde ele alınabilir.



 



b. Şair, temayı işlerken yüce ve yüksek olan soyut kavramlardan
(imgelerden) nasıl yararlanmıştır? Açıklayınız.



b. Padişah kavramını dışında kullanılan durum yoktur. Her şairin
kullanıldığı imgeleri kullanmıştır ki zaten divan şiirinde önemli aynı imgeleri
farklı bir anlatım tarzı içinde ele almak.



 



c. Şair, şiirinde temayı ve imgeleri divan şiirinin kendine özgü hangi zevk
ve anlayışı çevresinde geliştirmiştir? Düşüncelerinizi belirtiniz.



c. Divan şiiri estetiğinde sevgilinin güzellik unsurları vardır ki yüzü ay
gibidir. Burada kullanılmıştır. Bunun yanında sevgili padişaha benzetilir ve
aşıklarda gedaya yani dilenciye benzetilir ki şah u geda ifadesidir. Yani
şiirde kullanılan durumlar divan şiirin estetiğine uygun yazılmıştır.



 



ç. Okuduğunuz şiirde anlatılanların yaşanması mümkün müdür? Şairin; gözlem,
izlenim, sezgi ve kişisel duyarlılığı şiire nasıl yansımış olabilir?



ç. Mümkün değildir. Şiiri şiir yapan şeyler kesinlikle şairin gözlemi, sezgisi
ve duygularıdır. Bunlar olmadan ortaya pek bir şey koymak mümkün değildir.



 



9. Okuduğunuz şiirde yan anlamıyla kullanılan kelimeleri bulunuz. Şiirin
yan anlamıyla kullanılan kelimeler bakımından zengin olup olmadığını
söyleyiniz.



9.



10. Rubaideki duygu ve düşüncelerin günümüz şarkı ve şiirlerinde ele alınıp
alınmadığını örneklerle açıklayınız.



10. Bu duygu günümüzde şarkılarda dile getirilmiştir.



 



11. Okuduğunuz rubaiyi Destan Dönemine ait bir koşukla tema, nazım birimi,
dil – anlatım yönüyle karşılaştırınız. Sonuçları aşağıdaki tabloya yazınız.































Ölçütler



Rubai



Koşuk



Benzerlikler



Farklılıklar



Tema



Sevgilinin vefasızlığı



Aşk, tabiat



Temaları konu sevgiliden bahsetmesi
itibariyle benzer.



Nazım Birimi



Tek Dörtlük



Dörtlük



Nazım birimleri benzer



Dil ve Anlatım



Arapça ve Farsça kelimelerde dolu
kalıplaşmış bir anlatıma sahip



Yabancı etkilerden uzak sade bir dile
yazılmıştır


Bu yazı toplam 4544 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Şu An Sitede
8 Kişi Online
SİTE ANKET
Sitemizi nasıl buldunuz?
Çok İyi
İyi
Orta
Kötü
Çok Kötü
DÜNÜN MANŞETLERi
ETKiNLiKLER  + Ekle 
ARŞİVDE ARA
ÇOK OKUNANLAR