Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mihriban Öksüz kaldı
07 Haziran 2012 Perşembe Saat 17:29
Mihriban şiiriyle ünlenen Şair ve yazar Abdürrahim Karakoç Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi gören vefat etti.





Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi gören şair ve yazar Abdürrahim Karakoç vefat etti. Karakoç isteği üzerine Taceddin Dergahı'na defnedilecek. Bunun için Bakanlar Kurulu'ndan kararname çıkarılması gerekiyor.


Abdürrahim Karakoç'un oğlu Türk İslam Karakoç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Karakoç'un bugün hayatını kaybettiğini söyledi. Karakoç, 46 gündür Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi görüyordu.

Taceddin Dergahına gömülecek

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, şair Abdurrahim Karakoç'un isteği üzerine cenazesinin Taceddin Dergahı'na defnedileceğini söyledi. Arınç, Başbakan ile telefonla konuştuğunu, bunun için bir kararname çıkartılacağını ifade etti. Taceddin Dergahı'na daha önce de BBP'nin merhum lideri Muhsin Yazıcıoğlu defnedilmiş ve bunun için de kararname çıkarılmıştı.

Abdürrahim Karakoç'un özgeçmişi

1932 yılında Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesine bağlı Ekinözü köyünde doğan Abdurrahim Karakoç, çocukluk çağından itibaren şiire ilgi duymaya başladı. Elbistan Belediyesi'nde 1958-1985 yılları arasında muhasebeci olarak çalışan ve günümüz aşık tarzı şiirinin büyük ustalarından olan Karakoç'un ilk şiirleri Elbistan'da çıkan Engizek gazetesinde yayınlandı.

Temiz Türkçe ve hece vezniyle aşk, gurbet ve sosyal temalı şiirler kaleme alan Karakoç, ironik yazılarıyla geniş kitlelere hitap etti.

''Mihriban'' unutulmazlar arasında

Yazdığı şiirilerden bazıları bestelenerek birçok sanatçı tarafından seslendirilen Karakoç'un bestelenen eserlerinden ''Mihriban'', unutulmaz türküler arasında yerini aldı. ''Yasaklı Rüyalar'', ''Gerdanlık-I-II-III'', ''Parmak İzi'' adlı kitapları bulunan ünlü şairin ''Çobandan Mektuplar'' adlı denemesi de basıldı.

Ünlü şair ve yazar Karakoç'un eserleri şunlar:

Şiirleri: Hasan'a Mektuplar (1965), Hasan'a Mektuplar ve Haberler Bülteni (1967), El Kulakta (1969), Bütün Şiirleri (1973), Vur Emri (1975), Kan Yazısı (1978), Şiirler (1981), Suları Islatamadım (1988), Dosta Doğru (1988), Gökçekimi (1991)

Yazıları: Düşünce Yazıları (1990), Beşinci Mevsim (1990)

Abdurrahim Karakoç, evli ve 3 çocuk babasıydı.

Erdoğan'dan oğluna taziye

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden şair Abdurrahim Karakoç'un oğlu Türk İslam Karakoç'u telefonla arayarak başsağlığı diledi.

Karakoç'un ardından ne dediler:





M.Atilla Maraş,Türkiye Yazarlar Birliği eski genel başkanı M. Atilla Maraş, Yunus'un bir mısrasıyla onu hatırlarsak "Kasdım budur şehre varam Feryâd u figan koparam!”  Merhum ağabeyimiz Karakoç'un kamet ve istikamet sahibi çağdaş bir hiciv ustası olduğunu, zülme karşı, kötülüklere karşı  bir isyan şairi olduğunu vurgulayarak şiir ve edebiyat aleminin başı sağolsun dedi.


 


Prof.Dr. Muhammed Nur Doğan, kendisinden ilham aldığımız bir şairdi. İslamın hür ve gür sesini büyük kitlelere ulaştırdı.Şiirde büyük çığır açtı. Mekanı cennet olsun.

Prof. Dr.Mustafa Özkan; İ.Ü Edebiyat Fakültesi olarak onun anısına bir şiir gecesi yapmayı düşünüyorduk. Bu seneki yoğunluğumuzdan dolayı yapamadık. İnşallah seneye bu düşüncemizi hayata geçireceğiz. merhum şairimiz,şairliğiyle edebiyatımızda bir iz bıraktı


Hasan Akçay; Üstad tanışmamız 1. Dolunay Şiir Gecesi dolayısıyla oldu.Şölen sonunda Şairler fotoğraf çekmek için sahneye çıktı. Ben de bir genç şair olarak utana sıkıla en köşede durdum. Beni gören Abdurrahim ağabey, kolumdan çekerek beni yanına aldı ve o fotoğraf karesinde onunla beraber çıktım. Mihriban öksüz kaldı diyorsunuz. Bence Mihriban dilimizde olduğu sürece   Abdurrahim ağabey yaşayacaktır.





Eyyüp Azlal, Edebiyat Mezunları editörü: Yıllar önce İstanbul edebiyat Fakültesi Edebiyat Bülteni olarak hazırladığımız şiir gecelerinde merhum ağabeyimizi daima yanımızda görüyorduk. Onun özellikle Mihriban şiirini deli gönlümüze bağladığımız yılları unutmadık, dedi.


Müştehir Karakaya: Haziranda Ölmek Zor,


Bilyorsunuz 87 Haziranında Cahit Zarifoğlu ağabeyimiz vefat etmişti. Haziranda Ölmek Zor Nurettin Durman'ın bir şiiri... Bu şiirinin yadıyla Ağabeye Allah rahmet etsin diliyor. Şiir dostlarının başı sağolsun diyorum.

....

Mihriban şiirinin yazarı Abdurrahim Karakoç gençlik yıllarında delice aşık olur ve bir o kadar da sevilir... Niyetleri evlenmektir ama kız tarafı bütün sürekli "hayır" demektedir bu işe... Velhasıl bu sevdadan vazgeçilir...

Aradan yıllar geçer... Birgün Abdurrahim Karakoç'u bir arkadaşı ziyarete gelir.. ve Karakoç'a, yolda, onun eski sevgilisi ile karşılaştığını, biraz sohbet ettiklerini, bayanın evlenmiş olduğunu söyler... Arkadaşı yanındayken hislerini pek belli etmese de, o gittikten sonra Abdurrahim Karakoç oturur ve duygularını dizelere döker:

Mihriban

Sarı saçlarına deli gönlümü,
Bağlamışlar çözülmüyor Mihriban.
Ayrılıktan zor belleme ölümü,
Görmeyince sezilmiyor Mihriban.

Yar deyince kalem elden düşüyor,
Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor.
Lambada titreyen alev üşüyor,
Aşk kâğıda yazılmıyor Mihriban.

Önce naz sonra söz ve sonra hile
Sevilen seveni düşürür dile
Seneler asırlar değişse bile
Eski töre bozulmuyor Mihriban

Tabiplerde ilaç yoktur yarama,
Aşk deyince ötesini arama.
Her nesnenin bir bitimi var ama.
Aşka hudut çizilmiyor Mihriban

Boşa bağlanmamış bülbül gülüne
Kar koysan köz olur aşkın külüne
Şaştım kara bahtım tahammülüme
Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban

Tarife sığmıyor aşkın anlamı
Ancak çeken bilir bu derdi gamı
Bir kör düğüm baştan sona tamamı
Çözemedim çözülmüyor Mihriban

Abdurrahim Karakoç


Bir süre sonra şiir bir dergide yayınlanır... Karakoç'un şiirlerini severek okuyan bu bayan da o dergiyi almış ve okumuştur... İçinden Karakoç'a bir mektup yazmak geçer ve şu satırları yazar:

"Şiirinde sanki bana sesleniyor gibiydin... Benim seni unuttuğumu sanma.. ben de hala seni sevmekteyim ve bu aşk bitmeyecek... Sen bende esen eski kavak yelisin ve seni unutmam mümkün değil..."

Bu mektubu alıp okuyan Abdurrahim Karakoç cevaben ikinci şiirini yazar..

Unutursun Mihribanım

“Unutmak kolay mı?” deme
Unutursun Mihriban’ım.
Oğlun kızın olsun hele
Unutursun Mihriban’ım.

Zaman erir kelep kelep
Meyve dalında kalmaz hep
Unutturur bir çok sebep
Unutursun Mihriban’ım.

Yıllar sinene yaslanır
Hatıraların paslanır
Bu deli gönlün uslanır
Unutursun Mihriban’ım.

Süt emerdin gündüz gece
Unuttun ya, büyüyünce...
Ve işte tıpkı öylece
Unutursun Mihriban’ım.

Gün geçer azalır sevgi
Değişir her şeyin rengi
Bugün değil, yarın belki
Unutursun Mihriban’ım.

Düzen böyle bu gemide
Eskiler yiter yenide
Beni değil, sen, seni de
Unutursun Mihriban’ım.

Abdurrahim Karakoç



 




Bu yazı toplam 7125 defa okundu.
müştehir karakaya
haziranda ölmek zor...
Sevgili müsürüm... haziranda ölmek zor, Hasan Hüseyin'in şiir kitabının adı... Buraya yanlış düşülmüş sanırım, ben Nurettin Durman'ın demedim... Onun da Haziran diye şiir kitabı var... Haziranda ölmek diye bir yazısını anımsıyorum galiba Cahit Zarifoğlu için yazmıştı. O da 7 Haziran 1987 ylında bu dünyadan ebediyete göçtü... İki şaire de Allah'tan rahmet diliyorum...
08 Haziran 2012 Cuma Saat 12:14
Şu An Sitede
12 Kişi Online
SİTE ANKET
Sitemizi nasıl buldunuz?
Çok İyi
İyi
Orta
Kötü
Çok Kötü
DÜNÜN MANŞETLERi
ETKiNLiKLER  + Ekle 
ARŞİVDE ARA
ÇOK OKUNANLAR