Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hanım Aykutlu
edebiyat481@hotmail.com
Son...
13 Şubat 2012 Pazartesi Saat 14:16

                                                     

Sonu muydu yoksa son baharı mıydı? Bilmiyordu hayatının gerçeklerini. Rüzgar hangi yönde eserse dallarını mecburen o yöne eğerdi. Hiç dimdik durmayı başaramadı. Ne zaman kendini güçlü hissetse bir fırtınanın azizliğine uğrardı. Yaşadığı her kötü olayı hayatının gayesi sanıp mecburen başını eğerdi Başarabildiği tek şey toprağa köklerini sıkı sıkıya sarmak olmuştu.

 

Tutunuyordu tüm kökleriyle hayata. Nerden vurursa vursun hayat hep yeniden doğrulmayı bildi. Tek başını yavaş yavaş+… Uzak duruyordu her şeyden. En çokta kendinden. Çünkü kendine en fazla zararı yine kendi veriyordu. Farkındaydı bütün olanların, verdiği zararların. Ama yapamıyordu, vazgeçemiyordu kendinden ve doğrularından. Hayatın fırtınasında hoyratça atılan bir yaprak gibiydi. Bağlıydı bir dala ama tutunmak için bir nedeni yoktu. Her bulduğu neden, onu nedensiz şekilde terk etmişti. Yine de yılmıyordu çabalıyordu, dala bağlı kalmak için. Biliyordu çünkü ne zaman bıraksa o dalı kaybolup gidecekti ebediyete. Korkuyordu o yüzden. O kadar yaşanmışlığın ardından bir iz bile bırakmadan kaybolup gitmekten korkuyordu. Oysa ki maçları vardı. Baharda yeşerecek, kuşlara yuva olacak, insanlar gölgesinde sığınacaktı. Bunları yapmadan yok olup gitmekten korkuyordu. Korktuğu da başına geldi. Nedensiz tutulduğu dala nedensiz bir şekilde veda etti. Çok uğraştı bağlı kalmak için. Direndi çabaladı yılmadı… Her düştüğünde hiçbir şeye tutunmadan ayağa kalkmasını bildi. Her kalkışta bir parçasını yerde bıraktı. Her kalkışta biraz daha eksildi. Umursamıyordu. Çünkü amaçları vardı onları gerçekleştirmek istiyordu. Az kalmıştı gayelerine ulaşmaya, baharını yaşamaya… Ama son fırtına amansız geldi ona. Sadece dalı almakla yetinmedi köklerini de kopardı topraktan. Hiçbir sebebi kalmadı direnmek için. her şeyini feda etmişti çünkü. Son fırtınayla da her şeyini kaybetti. Onu sonsuzluğun boşluğuna fırlattı fırtına.

 

Ama o bir kayın ağacı gibi olmak istiyordu. Sonsuza kadar toprağa bağlı kalmak, bir kayın ağacı gibi güçlü olmak istiyordu. Her fırtınaya boyun eğmeyen kararlı bir kayın ağacı. Olmadı ama… Yapraktı çünkü o. Kökleri olmayan sadece dala bağımlı olan basit bir yaprak. Ne kadar uğraştıysa da kök veremedi toprağa. Biliyordu imkansız olduğunu ama vazgeçmiyordu inancından, vazgeçmedi de. Belki yapamadı istediğini kök salamadı toprağa ama onurlu oldu sonsuza gidişi. Amaçsız gitmedi, uğruna bir şeylerden vazgeçmeyi bildi. Belki bir çam ağacı gibi devrildi ama her zaman başı dikti. Ne kadar sonsuzluğa kucak açmış olsa da varlığına dair izleri vardı toprakta. Çünkü gidişinin ardından toprak bile toparlayamadı kendini. Daha önce böyle yaprak görmemişti çünkü. Yas tuttu ardından herkese her şeye anlatmak istiyordu yaprağın hikayesini. Ama kimseye duyuramadı. Yapraktan kimseyi haberdar edemedi.Sonunda toprakta vazgeçti yaprak gibi. Çaresizdi çünkü. Ne kadar uğraştıysa da ezildikçe ezildi. Biliyordu ama toprak. Bir gün yaprağın yok oluşu her şey tarafından fark edilecekti. Ama geç bir fark edilişin ne toprağa ne de yaprağa faydası olacaktı. O yüzden vazgeçti hem kendinden hem yapraktan hem de yaprağın tutunduğu daldan. Kabullendi ve o da hoyrat fırtınanın esiri oldu tıpkı yaprak gibi. Belki yaprağı görür umuduyla o da sonsuzluğu kucak açtı ve gitti…

 

Her vazgeçiş bir şey eksiltti bu tabiattan. Ama farkında değildi ne yer ne gök ne de varlığını uğruna heba etmiş bu tabiat. Yok oldu yaprak ve gitti. Her şey bundan ibaretti.

 

 *        HANIM AYKUTLU

Bu yazı toplam 6171 defa okundu.
A.Kadir Basık
fasl-ı hazan
Bir Yaprağın dalından ayrılışı, hazin bir veda tablosu...
Evvela yazınızdan keyif aldığımı belirtmek isterim.Yazınızda, bir yaprağın hazan mevsimindeki yok oluşunu anlatmışsınız.Bu yok oluşu ya da son buluşu, güzel bir üslupla anlatmışsınız;ama daha farklı betimlemeler de olabilirdi.Hazanın sarı yaprağını, daha farklı ve daha hüzünlü anlatabilirdiniz.Yine de güzel bir ayrılık sahnesi ele almışsınız.Bir de bir yaprağın, tabiatın kanununa karşı gelmemesi gerekir.Yine de güzel bir ayrılık tablosu.
13 Şubat 2012 Pazartesi Saat 16:50
Şu An Sitede
21 Kişi Online
SİTE ANKET
Sitemizi nasıl buldunuz?
Çok İyi
İyi
Orta
Kötü
Çok Kötü
DÜNÜN MANŞETLERi
ETKiNLiKLER  + Ekle 
ARŞİVDE ARA
ÇOK OKUNANLAR