Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ahmet Süreyya Durna
a.sureyyadurnavakit@mynet.com
ESHAB-I KEHF ( Yedi Uyurlar)
21 Temmuz 2011 Perşembe Saat 11:18

Kur’an-ı  Kerim’in Kehf suresinde;  Mağara yarenleri olarak zikredilen Eshab-ı Kehf( Yedi Uyurlar), bilindiği üzere birçok İslam ülkelerinde sahiplenilmektedir. Bunlar; Cezayir,Mısır, Ürdün, Suriye, Afganistan, haricen İspanya ve Türkiye. Ayrıca Türkiye dahilinde ise üç ayrı yerde anılmaktadır. Efes, Efsus ve Tarsus.  

Eshab-ı  Kehf( Yedi Uyurlar) olayının diğer ülkelerde vuku bulduğu bilimsel izahtan ve tarihi gerçeklerden  varastedir. Olsa olsa, bir varsayımdan ibaret ya da hürmete binaen izafi bir gelişmedir. 

Tarihi tasnife gelince; Efes’te olduğu iddiası, Bizanslılar tarafından Batı  Avrupa Hiristiyan alemine  pompalanarak kutsanmış bir iddia şekline dönüştüğü anlaşılmaktadır. 

Tarsus’ta olma ihtimali de oldukça zayıftır. Hiçbir bilim adamının pusulası kesinlikle burasını göstermemektedir. Çünkü söz konusu mağaranın Kur’an-ı Kerim’de tarif edilen fiziki özelliği burada mevcut değildir. Sadece mağaranın tepesinde baca şeklinde genişçe bir delik vardır ve basamaklarla inilmektedir. Bir de Osmanlı Sultanı Abdül Aziz Han’ın, 1861-1876’da  sonradan inşa eylediği küçük bir mescit var.  

Lakin Efsus’taki ( şimdiki adı: Afşin) tarihi ve kültürel dokuya gelince tamamen  farklı bir konumdadır. Burada tüm medeniyetlerin izine ve eserine rastlamak mümkündür. Mesela; Romalıların, Bizanslıların, Etilerin, Asurluların, Selçukluların, Osmanlıların vs. Bâhusus gelmiş geçmiş medeniyetler, kendi sanat anlayışlarını ve motiflerini sembolize ederek ölümsüzleşmişlerdir. 

Mağaranın  ön yüzüne oyulan mihrap ve İsa mescidi, kengel dikeni motifli ve çeşitli mimari tarzda sütun başlıkları, arpa motifli hayretengiz mihrap, İsa mescidinin girişinde bulunan mermerden yapılmış vaftiz taşı, nice pencere üstü çardak ve ribat kitabeleri, mescitler, kervansaraylar, ribatlar, çilehaneler, misafirhaneler, vakıf arazileri ve koskoca bir Ashab-ı Kehf külliyesi… 

Afşin’e altı kilometre (6 km) mesafede ve uzaktan bakıldığında, yamaca kurulmuş ihtişamlı ve heybetli bir yapı… Kral Bakyanus’un zülmünden kaçıp/ kurtulmak için, yedi güzel adamın ’KITMİR’ ile birlikte saklandıkları, sığındıkları mekan. Yemliha’nın, Mekselina’nın, Mislina’nın, Mernuş’un, Tebernuş’un, Şazenuş’un, Kefeştatayuş’un ve ‚KİTMİR’ in ilahi fermanla tam üç yüz dokuz ( 309) yıl uykuya daldıkları mağara. Gerçek manada ve güçlü belgelerle özbe öz  Afşin’dedir. İlgi duyanların, Ali Afşaroğlu’nun, ‚Eshab-ı Kehf ve Rakıym’, Prof. Dr. Faruk Sümer’in, ‚Eshabul Kefh’ ( Yedi Uyurlar) adlı eserlerini önerim.  

Etiler döneminde Arpasus, Romalılar ve Bizanslılar döneminde Efsus, Abbasiler döneminde Arabissos( Arap şehri), Türklerin Anadolu’ya girmesiyle de Yarpus olarak anılan şehir, daha sonra Selçuklu kumandanlarından Alparslan’ın sağ kolu Afşin Bey’in ismine izafeten Afşin diye değiştirilmiştir. 

İlçede Yedi Uyurlara duyulan hürmet ve muhabbetten dolayı, sayısız Yemliha, Mekselina, Tebernuş, kısmen de Şazenuş ismi yürürlüktedir. Bu isimlere Dünya’nın hiç bir yerinde rastlayamazsınız. Efes’te ve Tarsus’ta bile…

Buradan gayrı hiç bir yerde vakıf arazisi yok. Buradan gayrı hiç bir yerde tarihi ve kültürel özellikler yok.  Şahsen yurt içinde ve dışında( Esha-ı Kehf) diye bilinen ve anılan yerlerin çoğunu gezdim. Gezmekle kalmayıp araştırdım ve inceledim. Gördüğüm yerler içerisinde Kur’an-ı Kerim’in  mu’cizul beyanına en uygun yerin Afşin olduğu ağırlık kazanıyor.   

Bunu bir bölgecilik taassubu çerçevesinde söylemem imkansızdır. Zaten birçok yerli ve yabancı bağımsız tarih araştırmacısı  ilim  adamlarının  da özellikle vurguladığı  yer burasıdır.  

Cenab-ı  Allah Kehf suresinin on yedinci (17) ayetinde şöyle buyurmaktadır: „ Güneş’i görürsün; doğduğu vakit mağaranın sağ tarafına meyleder( onlara zararı dokunmaz). Battığı vakit de, onların sol tarafını makaslar geçerdi. Onlar, mağaranın geniş bir yerindeydiler. İşte bu Allah’ın kudreti delillerindendir… „  

Ayet-i Kerime’de meskûr mağarayı fiziki yapısına göre incelediğinizde Ashab-ı  Kehf’in Afşin’de yaşadığı  düşüncesi daha da netleşiyor. Artı, Güneş  sisteminin; doğma ve batma ekseninde söz konusu mağarayı  tarassut altına aldığı defalarca gözlemlenmiştir. 

Yine de „Lâ yağlemu  gaybu illallah“ diyor, herşeyi ona bırakıyoruz. 
 
 
 
 

Bu yazı toplam 7611 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Şu An Sitede
18 Kişi Online
SİTE ANKET
Sitemizi nasıl buldunuz?
Çok İyi
İyi
Orta
Kötü
Çok Kötü
DÜNÜN MANŞETLERi
ETKiNLiKLER  + Ekle 
ARŞİVDE ARA
ÇOK OKUNANLAR