Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Gencay Zavotçu
gzavotcu@kocaeli.edu.tr
Şiirin Büyülü Dünyasında Yaşamak…
01 Haziran 2011 Çarşamba Saat 10:17

  Şiir, insan ruhunun duygu yoğunluğunu en üst düzeyde yaşadığı özel anların ürünüdür. Eski biyografi yazarlarının sözüyle şairin eşsiz tabiatının çocuğudur. Bu bağlamda, şiirin normal zamanlarda söylenenden farklı bir edası ve etkileyici bir havası vardır. Bu tanımdaki eşsiz tabîat (üstün kişilik özelliği) ifadesi, kişinin şair yaradılışlı olarak doğması ve mizâcının şiirle mayalanması olarak tanımlanabilir. Kişinin doğuştan sahip olduğu gizil güç olan bu şair kimlik bazen çocuk yaşlarda, bazen gençlikte ve orta yaşlarda, bazen de daha ileri yaşlarda açığa çıkabilir. Bu durum, kişinin şair kimliğini açığa çıkaracak şartlar ve ortamla ilgilidir.

 

Şiir seven, yazan, okuyan ve değerlendirenler tarafından farklı tanımları yapılıyor olsa da bence şiir mısrayı yakalamak ve etrafını ipek böceği titizliğiyle örmektir. Örme işi, duygu yoğunluğunun zirvede ve dikkatin uyanık olduğu zamanlarda kısa bir sürede gerçekleşebilir. Ancak, daha ziyade uzun ve sancılı bir sürece yayılır. Güzel bir şiirin vücuda gelmesi genellikle kolay olmaz. Şiire vesile olan ilham perisi ise çağırınca gelmez. O, gönlün davetsiz misafiridir ve bu davetsiz misafirin gelişi genellikle zamansızdır. Tıpkı şiirde olduğu gibi:

 

geceye üşüşür esinler

gönüle

doğup gelişi zamansız

düşten uyanışım ansız

hayalle yarışım amansız

kitapta

çoğu şiirler zamansız

 

Doğu toplumlarında, yazılan şiirin görücüye çıkışında eski çağlardan beri şiir ve eğlence meclislerinin önemli bir işlevi olmuş, şair daha önce yazdığı şiiri bir vesile ile bu meclislerde okuma imkânı bulmuştur. Meclisler ilim- irfan sahibi ve şiirden anlayan kişiler bakımından zengin olduğu için okunan şiir hakkındaki ilk değerlendirmeler de meclislerde yapılmış, görücüye çıkan şiir beğenilmişse şairi takdir edilmiş, beğenilmemişse eleştirilere maruz kalmıştır. Kaynaklar bu meclislerden çok değerli şairler yetiştiğini, meclislerdeki tartışma, eleştiri ve önerilerin şaheser denilebilecek kıymette eserlerin yazılmasına neden olduğunu yazarlar. Osmanlı devrinde adını şiirleriyle meclislerde duyuran şairlere Necâtî, Bâkî ve Fazlî’yi; meclislerdeki tartışma, eleştiri ve öneriler üzerine yazılan değerli eserlere ise Leylâ vü Mecnûn (Fuzûlî) ile Hüsn ü Aşk mesnevilerini (Şeyh Gâlib) örnek gösterebiliriz. Sayıca kabarık olan şair, şiir ve eser örnekleri eğlence meclislerinin geçmişte bir okul görevi üstlendiklerini ve şiirin gelişmesine önemli katkıları olduğuna işâret ederler.

 

 

Değerli Şiir Dostları,

 

Genç şair ve yazarların yetişmesi ile şiir ve edebiyatın gelişmesine katkıda bulunması düşüncesiyle mart ayında başlattığımız Kocaeli Şiir Meclislerinin 3.’sü 25 Mayıs 2011 Çarşamba akşamı düzenlendi. Sekapark Mevlevî Evi’nde 19.30’da başlayan 3. Şiir Meclisi’nin önemli gündem maddeleri ve değerli konukları vardı. Meclisin gündem maddeleri; İstanbul’un Fethi ile Avnî mahlaslı Fâtih Sultan Mehmed’in şairliği ve şiirleri, Attila İlhan’ın hayatı, edebî kişiliği ve şiirleri, - Mayıs ayının ikinci pazarının Anneler Günü olması münasebetiyle- Anne ve İstanbul şiirleri. Yönetici kişilikleri yanında şair yönleri de bulunan Kocaeli Vali Yardımcıları Şükrü Çakır ve Dağıstan Kılıçaslan Beyler ile YTÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanı Prof. Dr. Prof. Dr. Yakup Çelik de 3. Şiir Meclisi’nin konukları arasında idiler.

 

Yaklaşık iki saat süren Meclisin ilk yarısı İstanbul’un Fethi ile Avnî mahlaslı Fâtih Sultan Mehmed’in şairliği ve şiirlerine tahsis edildi. Meclisin açılışında sunucu Raşit Başdağ ilk 2 meclise atıfta bulunduktan sonrameclisin gündem hakkında özet bilgi verdi. Raşit Başdağ’ın konuşmasından sonra Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencileri Öznur Pekdemir Gencay Zavotçu’nun Anne şiirini, Sevcan Turan da Arif Nihat Asya’nın Fetih Marşı’nı müzik eşliğinde okudular. Ayşe Nisa Çalışkan tarafından okunan İstanbul’un Fetih öyküsünü takiben Raşit Başdağ Necip Fâzıl Kısakürek’in Canım İstanbul adlı şiirini okudu. Necip Fâzıl’ın bu şiiri, şairin ölüm yıldönümünde düzenlenen 3. Mecliste anılmasına da bir vesile oldu. Doç. Dr. Gencay Zavotçu, Divan Şairi Avnî: Hayatı ve Şiirleri konulu konuşmasından önce ölüm yıldönümünün 25 mayıs olduğunu hatırlamaksızın Necip Fâzıl’ın şiirini Meclis gündemine aldıklarını ve ölüm yıldönümünde mecliste şiiriyle anılmasının anlamlı bir tesadüf olduğunu belirtti. Akabinde,  Zavotçu şiir ve beyit örnekleri eşliğinde sunduğu Divan Şairi Avnî: Hayatı ve Şiirleri konulu konuşmasında önce Sultan II. Mehmed’in hayatını sundu, akabinde onun zamanında şiir ve edebiyata yaptığı katkılardan söz etti. Babası II. Murad zamanında başlatılan şiir meclislerini haftada 2 gün düzenleterek devam ettirdiğini, şair, yazar ve sanatçıları koruyup gözettiğini ve Avnî mahlasıyla şiirler yazıp bir divan oluşturduğunu belirtti. Şairden bir gazel okuyup şiirinin özelliklerini de belirterek konuşmasını bitirdi. Onun konuşmasının ardından Kocaeli Vali Yardımcısı Şükrü Çakır 1989 yılında Çin’in Tien An Men Meydanı’nda öldürülen gençlerin anısına yazdığı Tien An Men Gençleri şiirini okudu. Attila İlhan’ın Böyle Bir Sevmek adlı şiirinin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisi Mehmet Benek tarafından okunması ile İstanbul’un Fethi ve Şair Avnî konulu ilk bölüm sona erdi. İkinci Bölüm öncesinde Prof. Dr. Yakup Çelik’in Sait Faik’in İstanbul Hikâyesi’nden ezbere okuduğu bölüm ile Maşukiye Sanat Merkezi Oyun Sahnesi oyuncularının Attila İlhan’ın şiirlerinden bazı bölümleri şiir eşliğinde pandomim tarzı sessiz olarak sahnelemesi ise katılımcılardan büyük alkış aldı.

 

Meclisin gündemindeki ikinci şair olan Attila İlhan ve şiirini konu alan bölüm Attila İlhan’ın Yaşamöyküsü’nün sunucu Raşit Başdağ tarafından okunmasıyla başladı. Attila İlhan’ın yaşamöyküsünün okunmasını takiben Mecliste hazır bulunan Kocaeli Vali Yardımcısı Dağıstan Kılıçaslan şiir meclisi ve şiir hakkındaki düşüncelerini özetledi, akabinde Ahmet Muhip Dranas’ın Serenad adlı şiirini okudu. Vali Yardımcısı Dağıstan Kılıçaslan’ın şiirini takiben Attila İlhan’a ait Üçüncü Şahsın Şiiri Mehmet Benek, Ben Sana Mecburum adlı şiiri ise Sevcan Turan tarafından müzik eşliğinde okundu. Prof Dr. Yakup Çelik’in Attila İlhan’ın şiirleri hakkındaki sunumu katılımcılar tarafından ilgiyle dinlendi. Attila İlhan’ın eserlerini tez konusu olarak seçmesinden şairle tanışması, kütüphanelerde malzeme toplaması ve evinde çalışması da dahil ölümüne kadar şairle olan ilgi ve iletişimi hakkında bilgi veren Prof Dr. Yakup Çelik, konuşmasının arasına kattığı şiirlerle mecliste bulunanlara şiirle karışık doyumsuz bir Attila İlhan sunumu yaptı. Prof. Dr. Yakup Çelik’in konuşmasının ardından Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisi Ersin Çelik İstanbul konulu bir şiir okudu. Ersin Çelik’in bir tiyatro sanatçısı tavrıyla, seyirciyle söyleşir gibi ruhuna nüfuz ederek okuduğu şiirin ardından KASİAD (Kocaeli Aktif Sanayici ve İş Adamları Derneği) Genel Sekreteri Yusuf Arabacı 3. Kocaeli Şiir Meclisi’nin kapanış konuşmasını yaptı. Konuşmasinda önceki şiir meclislerini de anan Yusuf Arabacı, 3. Kocaeli Şiir Meclisi’nin ardından şiir meclislerinin düzenlenmesine yaklaşık 3 aylık bir ara verileceğini, yaz tatilinden sonra okulların açılması ile birlikte Kocaeli şiir meclislerinin kaldığı yerden yoluna devam edeceğini belirtti. Yusuf Arabacı, konuşmasını okuduğu bir şiir ile bitirdi. 3. Kocaeli Şiir Meclisi de bu konuşma ve şiir ile birlikte sona erdi.

 

Doç. Dr. Gencay Zavotçu

Kocaeli Üni. Fen-Ed. Fak.

Türk Dili ve Ed. Bl. öğretim üyesi

 

 

Bu yazı toplam 9617 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Şu An Sitede
20 Kişi Online
SİTE ANKET
Sitemizi nasıl buldunuz?
Çok İyi
İyi
Orta
Kötü
Çok Kötü
DÜNÜN MANŞETLERi
ETKiNLiKLER  + Ekle 
ARŞİVDE ARA
ÇOK OKUNANLAR