Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Eyyüp Azlal
eyyupazlal@hotmail.com
Şekerci Ahmet Amca
26 Kasım 2017 Pazar Saat 21:58
Şehri terk etmekle başladı her şey. Ve terk edilince şehir…. Gidenin yanında götürmediği belki de götüremediği bir sevgili gibi olur. Ahengini, şetaretini ve zerafetini bozmadan öylece kalakalır ardımızda. Şehirle beraber dostları da unutuyorsunuz bir bir. Yaşadığım şehirde unutmak istemediğim ama hayat şartlarının bana unutturduğu dostlar var. Tekrar geriye döndüğümde bu dostları kendileriyle müşahhas olan mekanlarında ziyaret etmek istiyorum. Gittiğim zaman ne mekan ne de dostları görebiliyorum. O vakit Bayburtlu Zihnînin “Laleyi sümbülü gülü hâr almış Süleyman tahtını sanki mâr almış” Şiiri hatırıma geliyor. Şiir belki bütün şehri yok hükmünde kabul etmişse de benim görmek istediğim dostun kendisi hala var. Ama mekanı bırakmış, gitmiş. Şekerci Ahmet Amca’dan bahsediyorum. Onun mekanı en az kendisi kadar güzel ve özenle hazırlanmış bir mekandı. Şekerci Ahmet Amca, şekerciliğin yanında peygamberler şehri Urfa’da sanat, edebiyat ve irfanın da öncülüğünü üstlenmişti. Bir vakitler Urfa’da yayın yapan “Harran Dergisi”sinin hem sahipliğini hem de yazı işleri müdürlüğünü üstlenmişti. Bu dergide Türkiye’ye mal olmuş Atilla Maraş, Mehmet Oymak, İbrahim Halil Çelik gibi ünlü simalar da şiir ve diğer edebi ürünlerini yayınlamaktadıydı. Şekerci Ahmet Amca, Harran Dergisi öncesinde Urfa’da yayın yapan ve sahibi Naci İpek ağabeyimiz olan Fırat gazetesine de makaleler yazmış bununla yetinmemiş gazeteye şekerci dükkanının reklamını da vermişti. Soyadı “Apaydın” olan Şekerci amcanın reklam veriş şekli de edebî bir zevkle süslenmişti. “Sabahları günaydın, öğleleri tünaydın, akşamları ise apaydın…Şekerci Ahmet Apaydın… Şekerci Ahmet amca ve şekerci dükkanı Urfa’da önce Sarayönü caddesinde Yusuf Paşa camii bitişinde daha sonraları da Stad apartmanı altındaki yeri ile müşahhas olmuştu. Şekerci Ahmet Amca ve şekerci dükkanı, türünün son temsilcisiydi. Kapandığı güne kadar da açıldığı günün bütün geleneğini sürdürmüştü. Ankara’dan, İstanbul’dan özel müşterileri vardı. Yusuf Paşa Camisi bitişiğindeki dükkanında cevizden yapılmış dolaplar, yeni yerinde cam dolaplarla değiştirilmişti. Bunda müşteri görsün düşüncesi de ağır basmıştı. Küçüklüğümüzde köyden şehre indiğimizde babamız elimizden tutar ve doğruca Şekerci Ahmet Amca’ya gider. Orada türlü türlü şekerler alıp heybemize koyardı. Ve bunun yanında köydeki kardeşlerimiz için de bir şekerleme paketi hazırlatıyordu. Sonraki yıllarımızda ise gençlik yıllarımızdı. Artık biz gelip Şekerci Ahmet Amca’dan türlü şekerleri alıp heybemize koyar yolumuza devam ederdik. Yazının devamı için tıklayın http://www.milatgazetesi.com/sekerci-ahmet-amca-makale,122909.html
Bu yazı toplam 90 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Şu An Sitede
21 Kişi Online
SİTE ANKET
Sitemizi nasıl buldunuz?
Çok İyi
İyi
Orta
Kötü
Çok Kötü
DÜNÜN MANŞETLERi
ETKiNLiKLER  + Ekle 
ARŞİVDE ARA
ÇOK OKUNANLAR